Esre’m
Esre, manası üstüne galip gelen
Sevginin ahengine kuşanmış kalbim
Renklerin en güzeli gözlerimde
Ellerini avuç boşluğuma koyarak
Mabed-i dergahıma gel Esre’m…
Efruz sevdalardan örününce yüreğime
Sükutun lal halinden ezberledim adını
Ram eyledik yar, yatsımız aşk-ı neva
Esrarı çözülmemiş tılsımlarda örünüp
Mescid-i Nebi’ye girer gibi gir kalbime…
Esre, kalbim de pelte vuruyor göğsüme
Saklımda kimsenin bilmediği mahremsin
Rükuya eğilmeden başım, seninle kıyam isterim
Ezan’ın yükseldiği minare’den gelen huzurla
Muhakkak gözlerinden nur içerim…
Es-Selâm Esre’m, Es-Selâm…
Serv mağarasına örünen ağ gibi örün içime
Rahle-i sinene koyup aşk-ı İlahi’yi
Ekber sarayından birlikte içeri girelim
Mesafelerde örülen duvarları yıka yıka…